Çiftkatlı Otobüsler Neden Kalktı

5 Kasım 2022 Kapalı Yazar: admin

Şehirler arası ulaşım, evvelden süregelen olarak çift katlı otobüslerle gerçekleşiyordu. Şimdilerde ise bu otobüsleri pek de göremiyoruz. Peki niçin? Çift katlı otobüsler Türkiye’de niçin yer edinemedi?
Yıllar ortamında yaşanan teknolojik ilerlemeler, kullanıcıların yaşamını büyük çapta değiştirdi; ulaşım da şunlardan biri. Bundan seneler evvel uçak bulmak ve birkaç saat ortamında kent değiştirmek pek de basit değildi, otomobile ulaşmak ise lükstü. Hal bu tür olunca da bilhassa de kentler arası ulaşım, bugün bile sık sık tercih edilen otobüslerle sağlanıyordu.

Bundan 30-40 sene evvel otobüsler de günümüz gibi değildi. Motorlardaki ilkelliği bir kıyıya bırakacak olursak, konforlu da değillerdi. Fakat o senelerde ilgi çeken bir hal vardı: Çift katlı otobüsler… Bugün hurdalık dışında bir yerde göremeyeceğiniz çift katlı otobüsler, 1986 senesi itibarıyla Türkiye’de de kullanılmaya başlamıştı. Peki noldu da çift katlı otobüsler Türkiye’de tutmadı?

Türkiye’ye gelen ilk çift katlı otobüs: Setra S 228 DT.

Bugünküde hala hizmet vermekte olan Varan Turizm, Türkiye’ye ilk defa çift katlı otobüs getiren şirket olarak tarihe işlemişti. Takvimler 1986 senesini işaret ediyordu ve “Setra S 228 DT” adlı bu çift katlı otobüs, o seneler adına benzersiz kabul ediliyordu. Hatta çift katlı otobüse binmek, toplum arasında prestij sorunu olarak görülmeye başlamıştı. Hal bu tür olunca Varan Turizm eşliğinde başka kentler arası nakliyecilik şirketleri, hem Setra S 228 DT hatta Neoplan Skyliner gibi çift katlı otobüsleri Türkiye piyasasına sokmaya başladılar.

Çift katlı otobüsler, sahip oldukları yükseklik sebebiyle çoktan iyi görünümlar sunuyordu. Öyle ki Türkiye’ye gelen ilk çift katlı otobüs Setra S 228 DT, tam 4 metre yüksekliğindeydi. Sonuç olarak kentler arası yolculuk gerçekleştirme, üst katın bilhassa de ön sıralarında benzersiz bir tecrübe sunmuş oluyordu. Fakat çift katlı otobüslerin birtakım dezüstünlükleri da vardı.

Çift katlı otobüsler dışarıdan bakınca devasa ebatlara sahip olsalar da içerideki hal değişikydı. Yine S 228 DT üstünden numune verecek olursak; bu otobüsün üst kat yüksekliği sadece 1,68 metreydi. Yani 1,80 metre uzunluğundaki bir kişinin bu otobüste dimdik yürüme olanağı yoktu. Bu arada; otobüsün alt kat yüksekliği ise 1,80 metreydi. Yani pek de konforlu değillerdi.

Çift katlı otobüslerin tek dezüstünlüğü kat yükseklikleri değildi. Bu otobüslerde üst kata çıkmaya yarayan merdivenler de çoktan dar ve dikti. Hal bu tür olunca da üst kata çıkmak, sözcüklerin tam manasıyla zulüm oluyordu. Konforsuzluk, bu otobüslerin ülkemizde tutmamasına meydan veren konulardan biriydi. Fakat tek niçin bu değildi.

Alman otomobil devi Mercedes-Benz, 90’lı senesinin başında O403 adlı yolcu otobüsünü piyasaa sürdü. Bu ve bunun gibi modeller, o devreler adına daha çağdaş olarak üretilmişlerdi ve tutar haline bakılıdığı vakit daha iyi haldeydılar. Hem daha konforlu hatta daha düşük masraflı olan otobüsler, yurtdaşlar ile nakliyecilik şirketleri adına gözde olmaya başladı. Hal bu tür olunca da çift katlı otobüsler, kentler arası yolculuklar yerine kent içi ulaşımda kullanılmaya başladı.